Kadın Aldatması

Erkekler ile kadınların aldatma davranışının altında yatan dinamikler farklıdır, o yüzden ayrı ayrı ele almak gerekiyor.

Kadınların eş seçiminde izledikleri yöntemler insanoğlunun binlerce yıllık genetik kodlarına dayanır. Kadının eş seçimindeki en temel kriter, “Gelecekteki çocuklarımıza ve bana iyi ve güvenli bir yaşam sağlayabilecek mi?” sorusudur. Tabii bu soruyu aktif bir şekilde kendimize sormuyoruz, beynimiz bizim yerimize arka planda hallediyor. İşte bu temel kriteri karşılayabilmesi için erkeklerde olması gereken özellikler vardır. Maddi güç, sağlıklı olmak, özgüven, problem çözme kabiliyeti, sadakat, duygusal sağlamlık, kriz yönetimi gibi sayılabilecek daha birçok özellik vardır. Kadın, bunlara benzer kriterlere göre potansiyel adayları bilinçaltında sıralar. Bu bahsedilenlerin hiç birini bilinçli bir şekilde yapmaz, az önce de bahsettiğim gibi, beynimiz bizim yerimize yapar. İşte tam da bu yüzden kadınlardan şöyle cümleler duyarız: “Ona nedense içim pek ısınmadı.” “Onu pek gözüm tutmadı.” veya “Neden bilmiyorum ama onda beni çeken birşeyler var” “Bu seferki farklı, galiba aşık oluyorum.” gibi tepkiler tanıdık gelmiştir sanırım? Yani beynimiz en sağlam adayı seçiyor ve vücut ona göre hormonal tepki veriyor. Buna da çoğu zaman “aşk” deniyor. Bu noktaya kadar herşey güzel. Şimdi gelelim aldatma kısmına…

Maalesef birçok sebepten dolayı zaman içinde erkek, yukarıda saydığımız özelliklerini kaybedebiliyor. Bu durum, ilişkide veya evlilikte kadının erkeğe olan saygısını zedeliyor ve en baştaki soruyu tekrar sorduruyor, “Acaba benim ve çocuklarımın geleceğinin güvencesi tehlikede mi?”. Çünkü erkek hem maddi ve hem de psikolojik olarak eskisi gibi güçlü değil ve genelde bu güçsüzlüğü belli etmemek için bağırma, şiddet, kadını kısıtlama gibi davranışlarla reaksiyon gösterebiliyor yani farkında olmadan yangına körükle gitmiş oluyor. Fakat bu aldatma için yeterli mi? Hayır, aldatmayı tetikleyen şey bunlara ek olarak erkeğin uzun süreli ve sürekli ilgisizliğidir. Çünkü ilgisiz erkek bir noktadan sonra kadının bilinçaltına “Seni ve çocukları her an bırakabilirim.” mesajı veriyor.

Kadın aldatmalarına baktığımızda erkeğinkinin aksine cinsel odaklı değil, duygusal ve özellikle de ilgi boşluğundan kaynaklı olduğunu görüyoruz. Ve erkeğin aksine, eğer çocuk yoksa, kadın aldattıktan sonra genelde mevcut evliliğini veya ilişkisini sonlandırma eğiliminde oluyor. Bazen de eğer baskıcı bir çevresi varsa veya ekonomik özgürlüğü yoksa evliliğini devam ettirmek durumunda kalıyor.

“Aldatmak karaktersizliktir” demek hiçbir şeyi çözmez, bu sadece kolaya kaçmaktır. Ahlak bekçilerine kulak asmayın. Unutmayın ki problemlerinizi sadece siz çözebilirsiniz.

Sadakat bir erdemdir fakat herkeste bulunacak diye bir kaide yoktur. Tehlike çanları çalıyorsa paniklemeyin, uzman desteğine başvurun.

Yorumunu ekle